ÅŸiirler
AnaSayfa » Eglence » ÅŸiirler
Ekleyen: admin | Yorum YokLeave a Comment
Son Gücelleme: Pazar, Mayıs 24, 2009

Hasret

Serpildi bahçemde güllerim
Seni hep hasretle özlerim
Haber ver geleceÄŸini sevgilim
Gonca gülleri yoluna sererim

Feda olsun sana bütün güllerim
Yeter ki bitsin hasret günlerim
Bir daha arayı açmayalım sevgilim
Hasretle al yanaklarından öperim

Hasretim Sana

Bir anda gördüm seni
Hala gözlerimin önünden gitmiyorsun
O bakışların
O gülüşün

Adeta içimi kasıp kavuran
Bir fırtına gibi
Gelip yanımdan geçişin
Bir anda acaba ben öldüm mü diye düşündüm
Aniden kalbimin çııılğına dönmüş bir canavar gibi
Çarpması ölmediğimin bir göstergesiydi adeta

Ama bir daha görebilrmiyim seni
Bilmiyorum ……

Hasretin Yeter

Özlediğim yarınların ötesinde kalan umutlardır.
Bekleyişim gelişin değil hasretini göndermendir.
Belki hasretin senden yakındır bana,
istediğim cemalin değil, kalbinin çarpması da yeter.
Belki ben sana yakınım kalbinden de öte.

Hasretle Can Türkistan`ın Yoluna Bakarım

Asırlar önce çıkmış olsak da ata yurttan,
Türkoğlu hep hasret çekerek, bekler görmeyi
Aksakallı bilgeler yorulmaz anlatmaktan,
Destanı, ağıtı, örfü, âdeti, töreyi,

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Tarihte yoktur, görülmedi emsali yeri,
Başta Komutan Kürşat, dört yanında kırk çeri,
Çinin sarayını basarak, girdi içeri,
Kahramanca savaştı, oldu Türkün önderi.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Türkistan âlimlerin ocağı, yurdu oldu,
Bilgi tasavvuf ile gönüller hep den doldu,
BaÅŸta Buhara, KaÅŸgar, ilime giden yoldu,
Edip Ahmet, Yesevi önce huzuru buldu.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Türkistan şehri Ulu Türkistanın kalbidir.
Beşbalık, Aksu, Hotan, Turfan şehirleridir.
Urumçi görkemli Türkistanın başşehridir.
Türkün atası Oğuz Hanın doğduğu yerdir.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

işgalci Çin Türkün yurduna baskı kursa da,
Doğu Türkistanı Sinciang diye ansa da,
Dünden bugüne dek zulümleri artırsa da,
Ulu Türkistan bir gün hür olacak Asya da

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Uygur Türkü yeniden dirilip, şahlanacak,
Dökülen şehidin kanı yerde kalmayacak
Ay yıldızlı, Gök bayrak, gökte dalgalanacak.
Güzel Türkistan, hep ata diyarı kalacak.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

O, şanlı günler, elbet bir gün geri gelecek.
Bahçelerin de yeniden bülbüller ötecek.
Geçmişte hep yaşandı, Asya bunu görecek.
Osman Batur, isa Yusufun ruhu gülecek.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Gurbet Akşamları

Sarar ruhumu derinden hüzün
Düşünürken yine çilesini hasretin
Gözlerim buğulu yürek yaralı
Beklerken vuslatını* yeni sabahın

Benden uzaktasın ey ata diyar
Hasretim senin dağ, taş, ova çölüne
Gelsem koynuna koysam başımı
Bostanında boy tutmuş al elvan gülüne

Gökyüzünde parlayan her bir yıldız
Canlandırır hatıramda yaz gecelerini
Seyrine doyumsuz sema rakkasının
Ruhuma kazıdığı her hecesini

Şimdi benden uzaktasınız ey sessiz geceler
Yalnız halimle gurbette düşlerim sizi
Hani o çok sevdiğim canım cananım
Dilediğim Mevladan kavuşturması huzurunda bizi

Lanet Olsun
Lanet olsun icimdeki sevgiye
Lanet olsun seni tanidigim güne
Hersey yalan oldu yazik emegime
Lanet olsun ardindan agladigim günlere

Deymezmis senin gibi seytana
Yazik gecen güzelim yillarima
Sandinki senden iyisi cikmazdi karsima
Lanet olsun senin gibi hayasiza

Kendini kaf daginda sandin
Hayat sensiz yasanmazmi sanirdin
Bak ayaktayim beni yikamadin
Senin icin hep aglarmi sandin

Hasret
Bir yaz günü cehennemi sıcağında
Bir damla suya hasret çeken
Çiçek gibiyim.
O çölde ki seraplar gibi
Her köşede senin hayalin saklı
Ve ben bir damla sevgine muhtaç
Ve ben bir damla sevginden uzak
Gel ey sevgili
Gel gir kalbime kur tahtını
Gel ki sevda bahçem kuraklaşmasın
Sevgiye hasret
Sana hasret geçmesin günlerim

Hasretin yakıp kavurur yüreğimi
Can atıyorum sana kavuşmaya
Bir gün gelirsek karşı karşıya
Elimde bir demet çiçeğim olmalı
Sana olan sevgimi anlatan
Aşk bahçemizi hiç usanmadan
Kanımla, gözyaşımla suladığım
Bir demet çiçeğim olmalı
Ve sana sunmalı

Her bir çiçekte mana olmalı
Sana kendimi anlatacak sümbül.
Boynu büküklüğümü, hasretimi
Simgeleyen sarı gül olmalı
Sana olan sevgimi
Sana olan aşkımı anlatacak
Kırmızı güller, kıpkırmızı laleler olmalı
Her biri birer mana taşımalı
Gözlerinde yaş
Kalbine sevgi doldurmalı
Dedim ya her birin de mana olmalı

Ey sevgili kalbimde ki yerin
İstila edilmiş
Yüreğim serserileşmiş
KeÅŸmekeÅŸler gibi
Gönülden gönüle uçuvermiş
Mahzun bu ellerde
Baş köşeye kurulmuş bütün dertlerim
Eziyorlar, yoruyorlar benliÄŸimi
Bir türlü kendime gelemiyorum
Kendime gelemediÄŸim gibide
Sana dönemiyorum

Kalbimin hepsini istiyorlar ey sevgili
Sana olan aşkımı istiyorlar
Sana olan sevgimi istiyorlar
Tek başınayım bu fani dünyada
Beni bırakma ne olur
Bana bırakma beni
Ne olur yudum yudum iç sevgimi
Ey sevgili kurtar beni gidenlerin elinden
Senin aşkına yoldaş olup
Sende bulayım kendimi
Birer birer soluyayım
Ve her zerreni hissedeyim senin

Ey sevgili
Bıktım artık sahte sevgilerden
Gözümde yoğunlaşan hasretinden
Ve ilmik ilmik dokuduğum isminden bıktım
Bıktım sensiz geçen her günümden
Sensiz soluduÄŸum hava boÄŸuyor beni
Bunaldım hesapsız hasretinden
Bıktım ey sevgili
Seni anınca, sevgini anınca titremeyen
Kalbimden de bıktım.

Hasret

İstemiyorum güneş doğmasın,
Karanlıklar diyarında
Sabah olmasın,
Sokaklar dertle dolsun,
Dertler sırdaşım olsun.
Kaldırımlar acıyla dolsun,
Acılar yoldaşım olsun.

Kelimeler bile çelişkide,
Ya sev ya da sevme,
Ama kalbime düğümlenmiş kelime,
Hep seninle, hep senin sevginle,
Boyun eÄŸmediÄŸim hasretine,
Yanardağ misali gönlüme,
Bir sen bir de sevgin sığdı ancak.

Düşünmek istemiyorum,
Hayal etmiyorum sensiz günleri,
Bitsin derken artık hasrete,
Yeter derken çektiğim ızdıraba,
Bilemezdim ey sevgili,
Zaten senle bile sana hasret,
Zaten senle bile hep ızdırap,

Yarınlar artık karanlık günler ,
Güneş doğmuyor küçük odama,
O karanlık zindanda ışığını arayan
Zavallı aşk mahkumu halinde,
Senle geçirdiğim o günlere hasret,
Senle sıcacık gecelere hasret,
Hasret ve hep sana hasret

Hasret

Duvarlarını hayalinle süslediğim şu odada,
Geceler hiç böylesi dar gelmemişti ruhuma.
Gözümden akan her damla gidişini anlatırdı da,
Hasret hiç bu kadar ağır gelmemişti bana.

Yokluğunun her satırı özlem kokardı sayfalarca,
Tek kadeh içmeden beni vuran sarhoşluğum da.
Yazdığım her şiir döneceğini anlatır şimdi ama;
Beklemek hiç bu kadar zor gelmemişti bana.

Hasret ki

hasret belirir uzaktan
acımasızca yürür üstümüze
ben canana hasretken
özlem girer yüreğimize.

beklenen,aranan o,her zaman her yerde
acıtır can evimizi inceden inceye
vuslat sıcacık sarar,şifadır aşkımıza
derken zaman değiştirir bakışımızı
alışkanlık,bıkkınlık verir gönlümüze.

hasret ki
kimi sevgiliye,kimi zenginliÄŸe,kimi her neyse
davetsiz misafir gibi girer gönlümüze

Hasretin

Zaman benim için durmuştu artık,
Sensiz nefes alamıyordum sanki…
Hoyrat rüzgarlarda savruluyordu ruhum,
Çaresiz izliyordum,çaresizliğimi…

Özlemin çığ gibi büyürken her saniye,
Biraz daha tükendiğimi hissediyordum…
Aşkın darağacında sallanırken sevdam,
Ümitler birer birer uçuyordu penceremden…

Her baktığım yüzde seni görüyordum,
Ve her duada seni istiyordum Rabbim`den…
Yokluğunu hissederken varlığımın her zerresinde,
Hasret yağmularıyla ıslanmıştı bu beden…

Hasretiyle Onu Anarken!

Öksüz
Bir yüreğin sahibiydi
Elbette yetmezdi birde yetimdi

MasumluÄŸunun
Her bir zerresi onun
Gönül ikliminde kaimdi sessizdi

SakinliÄŸi
Vakarındaydı unutulmaya
Yüz tutan tebessüm onun asla

Vazgeçilmez
Kanaatiydi biliyordu ki
Masrafsız bir ikramdı en şedit

Kalpleri
Açacak anahtardı
Niye esirgenir ki verilen rahmetti

Rahmetten
Habersiz gönüller şerdi
Şerrin içinde kilitlenmiş cahillerdi

Ne kadar
Gayret gösterdiyse yetmedi
Dışlandı, horlandı, hakir görülendi

Sabır
Dilemeli, metaneti seçmeliydi
Nitekim şeksiz şüphesizde öyle yaptı

Hak adına,
Hakikat namına ne varsa
Uykusuz gecelerinde donanıyordu

insan
Kimliğinde hiç bir insanın
Asla ve kata tahammül edemeyeceği

Cefayı bir
Aşkın sevdalısı olarak yaşıyor
Her sıkıntıyı, reva görülen her ezayı

Hareket
Ve kuvvetin gerçek sahibinin
Yakinen bildiğini biliyordu şükrediyordu

Öyle bir
Vakit geldi ki takat tükenirdi
En sevdiği hayatını vakfettiği asudesi

Gönlünün
Ehli sahavet timsali insan
ilk işvereni ilk gönlüne giren kişiydi

Kadınların
Namütenahi temsilcisiydi
O hep verendi hiç esirgemeyen biriydi

ilk inanan
Bir kadın Ahsen’i takvimdi
Mühlet bitmişti en sevdiğini bırakmıştı

Hakka
Teslim olmuştu o yalnız kalmıştı
O kadar çok mahzunluğu yaşıyordu ki

Aynı zaman
Diliminde birde hamisi olan
Amcası vefat edince efkâr perdelemişti

Åžerrin,
Cehaletin, zilletin her adavetin
Mümessilleri saldırıyı çok artırmışlardı

O rahmet
Vesilesi insan hayli daralmıştı
Niyetlenmişti hısımlarının bulunduğu

Taife
Gitmeliydi belki orada ferahladı
Ama olmadı hadsizce kandırılan küçük

Zavallı
Çocukların taş yağmuru altındaydı
Yaralanmıştı kan akıyordu yorulmuştu

Yol arkadaşı
Çaresizdi elinden sadece gelen
Kedini siper ederek o acıyı azaltmaktı

Bu o kadar
Vahim ve acı bir durumdu ki
Cebrail bile dayanamadı anında yanındaydı

Kâinatın
Hâkiminin neler yapacağını anlattı
Rahmet vesilesi kutlu insan dayanamazdı

Aman Yarabbi
Onlar bilmiyorlar ne olur affet
Onların neslinden nice insanlar inanacaklar

Ben razıyım
Onlardan sende razı ol dedi
Azabın şiddetiyle gelmesini engellemişti

işte böyle
Bir peygamberdi efendimiz
Mürşidi kâmilin vurana elsiz sövene dilsiz

Derken rahmet peygamberini aksediyordu…

Yorumlar

Yorum Yok

Yorum Yapın

Uyarı!
Yorumunuz yönetici onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.
sesli sohbet sesli chat kiz msn adresi Kizmsnleri